1 Mayıs 2011 Pazar

sosyal aglarin sosyal hayata etkileri


senelerdir annem beni asosyallikle suclar, bunun da iliski kurmaktaki beceriksiligimden degil, tembelligimden oldugunu soyler. ben de her seferinde kendimi soyle savunurum, cogu arkadasimla yuz yuze gorusmesem de telefonla, facebook' la, gtalk' la, msn' le veya diger milyonlarca iletisim aracindan biriyle gorusebiliyorum. o da genellikle universitedeki arkadaslariyla yaptiklari geziler, etkinlikleri anlatir, bizim nesili teknoloji bagimliligi ile suclar. bu konu uzerinde uzun zamandir dusunuyorum: acaba internet insanlari daha mi sosyal yapiyor, yoksa asosyal mi? tabi ki cevap internetin nasil kullanildigina bagli olacaktir ama tek tek kisiler uzerinden degil, toplum uzerinden dusunursek tek bir cevap elde etmemiz mumkun. benim dusuncem internetin sosyallesmek icin cok uygun bir arac oldugu yonunde. bununla birlikte cevremdeki bazi arkadaslarimda ters yonde etkiler gozlemliyorum. burda internetin sosyallesmeye nasil yardimci oldugunu, yardimci olmadigi durumlarda ise bunun sebebinin ne oldugunu anlamaya calisacagim, ayrica arkadasliklarin kalitesine etkisinin ne oldugunu da arastiracagim.



2000' li yillarda icq' nun yerini almaya baslayan msn messenger iletisimin boyut degistirmekte oldugunun belki de en onemli gostergesiydi. icq ile benzer olsa da, turkiye' de internetin yayginlasmasi ile ayni donemde yayginlastigi icin bizim nesilin ilk kullandigi online iletisim araciydi denilebilir msn messenger icin. o donemde cogumuzun cep telefonu olmadigi icin, varsa bile kontor icinde yuzmedigimiz icin sosyallesmemize pozitif etkisi oldugunu soylemek hic de yanlis olmaz. eger msn' e girmemis olsam evde pinekleyecegim halde msn' de gorup konustugum arkadaslarimla bulusmaya gittigim cok gun olmustur o zamanlarda. belki ben cocuklugumda eglenmeyi hep kitap okumak/bilgisayarda bir programi karistirmak/bilgisayarin kasasini acip parcalari cikartip geri takmak olarak tanimladigim icin bana boyle bir etkisi olmustur, mahallede takilmak gibi bir aliskanligim hic olmadi cocuklugum boyunca, ustelik birkac sene haric hayatim boyunca lojmanda oturdum.

2006-2007 yillarinda facebook' un yayginlasmasiyla birlikte cogunlugumuz senelerdir gormedigimiz, nerdeyse hic samimiyetimiz olmayan arkadaslarimizla bir seyler paylasmaya, onlarla daha once hic konusmadigimiz konularda konusmaya, hatta 'yorumlasmaya' basladik. boylece onlari daha iyi tanidik ve ortak noktalarimizin cok oldugunu fark ettigimiz bazilariyla arkadasligimiz ilerledi, uzun msn sohbetleri, maillesmeler basladi. ayni zamanda bazi yakin arkadaslarimizla da daha once konusmadigimiz konularda konusup onlarla uzun vadede o kadar da iyi anlasamayacagimizi fark ettik. sonucta bazi arkadaslarimizi kaybettik ve bazi yeni arkadaslar kazandik. sonucta olan suydu, arkadasliklar zamanin suzgecinden daha hizli geciyordu ve ayni zamanda sosyallesme katsayimiz(?) da artiyordu. bunun faydasi daha yuksek kalitede arkadasliklar kurulmasiydi.

tabi facebook sadece ilk asamaydi. sonra twitter cikti, karsidaki kisi profilini korumadigi surece onu takip etmek icin onun onayina dahi gerek olmamasi sosyallesmeyi daha da kolaylastirdi. bazen arkadasinin arkadasinin arkadasi, arkadasin oldu. bazen kampuste, hatta derslerde hep gorup adini bile bilmedigin cocugun rektore yazdigi tweeti gorup takibe aldin, bazen aylardir takip ettigin, ismini yazmayan kisinin eski bir arkadasin oldugunu anladin bir tweetle; tekrar iletisim kurdun (yasanmistir). kisacasi su veya bu sekilde sekilde daha fazla insanla iletisime gectik twitter' la.

demek aslinda internet arkadaslarimizi, onlarla gorusme suremizi azaltmak yerine arttiriyormus. peki (yine annemin "bizim az arkadasimiz olurdu ama hepsiyle kardes gibiydik." diyerek ozetledigi [babamin da her zaman "ben simdi arayip cagirsam sebep sormadan dunyanin bir ucunda da olsa gelecek arkadaslarim var." gibi bir cumleyle bahsettigi]) ikinci konuya gelelim: arkadasliklarin kalitesi. her zaman yakin arkadasim diyebilecegim insan sayisi bir elin parmaklarini gecmemistir. peki tum arkadaslarim bu kadar miydi? tabi ki hayir. onlarca baska "arkadasim" da olmustur ama hepsi ile iliskimin ayni seviyede olmasi beklenemez.

farkli seviyelerde arkadasliklara sahip olma durumu aslinda farkinda olmasalar da annem ve babam icin de gecerlidir. ikisinin de turkiye' nin her ilinde, hatta ilcelerinin de cogunda arkadasi oldugunu soyleyebilirim, simdiye kadar en azindan birinin arkadasi olmayan bir ilceye gitmedim. bununla birlikte onlar da aslinda hepsiyle ayni yakinlikta olmadiklarini (konu benim internet aliskanliklarim degilken) acikca soyleyebiliyorlar. bunun sebebinin internet olmadigi acik cunku onlarin arkadasliklarinin gelistigi yillarda turkiye' de henuz kisisel bilgisayar yoktu. :)

kisacasi, internet arkadas sayimizi arttirmistir ama bana kalirsa arkadasliklarimizin kalitesine negatif bir etki yapmamistir. ayrica pozitif bir etki yapmadigini da soyleyemem, cunku internetin olmadigi bir ortamda arkadaslarimizla gorusme imkanimiz daha az olurdu. daha az gorustugumuz bir arkadasimizi da ayni oranda daha az tanirdik. dolayisiyla internetin belki de hem arkadas sayimiza, hem de var olan arkadaslarimizin kalitesine olumlu etkileri olmustur diyebiliriz. boylece, internetin ve bilgisayar bagimliliginin arkadasliklari oldurdugu mitini patlatmis olduk.

peki her kisi icin bu mantigi kullanabilir miyiz? bence uygulayamayiz cunku en basta belirttigim gibi internetin etkisini incelerken internetin nasil kullanildigini bilmek gerekiyor. bir ornek uzerinden gitmek istiyorum, gecen sene bir oda arkadasim vardi. cocuk gece 12 gibi yatardi, sabah 6' da kalkar, ders saatine kadar online oyun oynardi. ogle arasinda odaya gelir, yine oyun oynardi. dersi bittikten sonra odaya gelir ve evet, dogru tahmin ettiniz, yine oyun oynardi. kendisiyle bir hafta boyunca tek kelime -abarti degil, gercekten tek kelime- konusmadigimiz cok zaman oldu, ustelik ikimiz de zamaninin cogunu odada geciren insanlardik. dolayisiyla online oyun bagimliliginin istisnai bir durum yaratabilecegini soylemem yanlis olmaz. ancak su da var, internet olmasaydi oyun oynamayacak miydi o cocuk? (bakin adini bile bilmiyorum) oynayacakti ama bu sefer o oyun online olmayacakti. yani aslinda internetin dogrudan bir etkisi yok cocugun mal olmasina. burada bir parantez acarak internetin aslinda o cocuga bile az da olsa bir sosyallesme imkani sagladigini belirtmek istiyorum. soyle, oyunu bilmiyorum ama eminim oynarken birileriyle tanismasi, konusmasi gerekiyordur, oyun oynayan arkadaslarimdan anladigim sey bunun oyun icin bir gereklilik oldugu. eger oyun online olmasaydi o insanlarla da konusamayacakti. cocugun sinifinda bir arkadasim oldugu icin biliyorum, gunluk hayatta da tek kelime etmeden anlamsiz bir suratla etrafi izleyen biriydi. yani aslinda internet onun az veya cok konusmasini saglayarak onu birazcik bile olsa sosyallestirmistir.

ozetle internet sosyallesme acisindan neredeyse herkese faydalidir. en basitinden internet olmadan arkadasimizla bulusacagimiz yere daha onceden gitmediysek google maps' de arama dahi yapamazdik, durum o derece vahim olurdu. :) neyse ki internetimiz var. arkadasimiz cok, kalitesi belki cok, belki degismedi. aslinda ben insanlarin arkadaslik algoritmasinin sabit oldugunu dusunuyorum. yani sabit bir oran var ama sayi degisebiliyor. sayi ne olursa olsun belli bir yuzdesi yakin, belli bir yuzdesi ara, geriye kalanlari da "eh iste" arkadas oluyor. (bu konuda bir yazi yazabilirim aslinda belki bir ara.) internetin zaman yonetimi konusunda ayni derecede olumlu etkisi olup olmadigina emin degilim ama onun hayatimizi ne kadar kolaylastirdigi, dolayisiyla ne kadar zaman kazandirdigi da ortada. belki de bir sonraki yazim bununla alakali olur. su internet konusunu iyice desmek istiyorum.


not: eksi' deki bir entrymdir bu aslinda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder