28 Ocak 2012 Cumartesi

bir cayin hikayesi ve usenme

hosbes'im vardi, arkadasimla meteksan'a gittigimizde almistik, birlikte yiyecektik ama vakit olmadi ve bana paper donemi ganimeti olarak kaldi. hosbes'imi yemek istiyordum. yaninda cay da guzel olurdu belki. bunu 3-4 saat boyunca dusunup cay yapmanin iyi bir fikir olduguna karar verdim. sonra ne kadar dogru bir karar verdigimi dusunup kendi kendime ovunerek birkac saat daha gecirdim. hicbir sey yapmadan daha fazla oyalanamayacagimi fark ettigim zaman kitaplarimi acip belki de hic almayacagim bir derse calismaya basladim. (evet tatilde, cunku onemli olan tek sey o an yapmak gereken seyi yapmamak. atomu parcalamak gelseydi aklima, onu da yapardim procrastination ugruna.) sonunda nasil olduysa cay yapmak icin suyu kaynatmak icin kettle'in dugmesini asagi indirdim, suyun kaynadigini hatirladigimda su sogumustu. bari poseti bardaga koyayim, sonra da suyu tekrar kaynatirim diye dusundum. poseti bardaga koydum ve o sirada mail gelmis oldugunu gorup okumaya basladim. suyu kaynatmayi tabi ki unuttum. sonra suyu kaynatmak aklima geldi, gitti, geldi, gitti, geldi derken kalktim ve kaynattim. fakat bu da 15 dakika once oldu, yani su an tekrar soguk durumuna dondu. (cold state yani, zaa xd)

sonuc: bir saattir bir bardak cayi yapamadim. sadece simdi boyle olsa sorun degil ama hep oluyor. sadece cay icin olsa yine sorun degil ama kahve yaparken de oluyor. (cay yerine kahve, poset yerine cekilmis kahve, bardak yerine de press koyup bastan okuyabilirsiniz.) insanlar cok artistlik seyler anlatip "and that's the story of my life." diyor ya, ben sadece usengec oldugumu soyleyip "and that's the story of my life." diyebilecek tek insanim.


simdi ortaya bir iddia attigima gore buna gelebilecek elestirilere de biraz cevap vereyim.


tek ornekle bu kadar kapsamli bir sonuca ulasmam sorgulanabilir, onu yapmayin diye size seneler once yazdigim bir entry'mi paylasiyorum. bakin ne demis sair:


persembe gunu oglen yemek yenilip yurda gectim. yanimda yiyecek bulunmuyordu bu sirada. o gece sabahladim. sabah yatip -kampusten kalmanin avantajiyla kosarak da olsa- oglen derse yetistim. dersten sonra bok varmis gibi yurda dondum kosa kosa. actim bilgisayari, internette takildim. uykum gelince de masada monitore sarilip kisa surelerle sizdim. cumartesi pazar boyle gecti. pazartesi sabahin korunde derse uyumadan gittim. dersten sonra kosa kosa yurda donup yattim. sali gunu oglen kalkip derse gittim vee son ders gelen bir mesajda "sen de gelsene, ben yemege gidiyorum." diyen arkadasa uyup leman' a gider karnimi bir guzel doyurdum. zaten leman'i bu denli sevmemin sebebi o gun olsa gerek. not: persembe ogleninden sali aksamina mideye kati olarak giren en büyük ve tek sey ictigim kahvedeki granullerdi. tum bunlara sebep acikmamam degil usengecligim ve odamda yiyecek bulundurmamamdi.


bu kadar usengec oldugum halde neden/nasil meteksan'a gittigim sorulabilir. cevabim 49'dan donerken ugradigim seklinde olacaktir.


peki yol ustunde bin tane cafe varken neden 49'a gittim? cunku dolaptaki tek kutu guinness'i saymazsak sahip olabilecegim bana en yakin bira oradaydi ve ayrica cok actim.


peki 49'dan donerken neden usenmemistim meteksan'a ugramaya? cunku orda cikolata vardi. (not: kan cikolatasinin dusmesi, usenme sinirlerine yaptigi hematik baski nedeniyle usenmeyi engeller.)


bu arada bu yaziyi yazmaya baslayali tam olarak bir hafta oldu ve ancak simdi usenmeden yayinliyorum, umarim anlatabimisimdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder