17 Mart 2012 Cumartesi

olmayan sevgili veya kitaplara asik olmak


hic sevgilinizin yuzune dokundugunuzu zannederken uyanip kucaginizdaki seyin sevgiliniz olmadigini fark ettiginiz oldu mu? benim oldu. ruyamda sevgilim uyuyordu ve ben de biraz once uyanmis, onu uykusunda seyrediyor ve onun yuzune dokunuyordum. sonra birden derisinin ne kadar sert oldugunu fark ederek irkildim. burada hayalgucunuzun sinirlarina gore farkli seyler dusunebilirsiniz. ben ruyamda sevgilimin bir zombi oldugunu ve birazdan beni oldurebilecegini dusunmustum misal ama daha "makul" arkadaslar sklerodermadan da suphelenebilirdi tabi, benim yerimde olsaydi. (fakat benim yerimde olamazdi, yani aslinda suphelenemezdi.) her neyse sonra bir anda gozlerimin kapali oldugunu fark ederek dehsete kapildim. bu nasil olmustu? nasil ben kapattigimi hatirlamadan kapanabilirlerdi ki? gozlerimi acip guvende oldugumdan emin olmak icin "sevgilimi" izlemeye devam etmeliydim, gozkapaklarimi yeterince iyi zorlarsam bunu basarabilirdim. actim ve tam olarak sunu gordum:


 
evet, yastigimin yanindaki kitap tepeciginden bahsediyorum. meger zombi sevgilimin denizden yeni cikmis ve yikanmadan kalip sertlesmis gibi gelen saclari okumak icin ciktisini aldigim makalelerin ayrik sayfalariymis, meger alninda zannettigim sert deri mas-colell ve arkadaslarinin "microeconomic theory"siymis, meger decameron'mus sevgilimin sert yanagi. ister inanin, ister inanmayin; bu gercegi kabullenmek benim icin hic de kolay degildi. o kadar gercekti ki! bilincim yerine geldikce aslinda buna sevinmem gerektigini cunku sevgilimin zombi olmadigini, ayrica bana zarar veremeyecegini fark edip belki de bu kadar uzulmemem gerektigini anladim. fakat, bilinc de ayni bilgisayariniz gibi yavas yavas aciliyor. bir sonraki aydinlanma bundan daha sert oldu: benim sevgilim yoktu. su an hissettiginiz duygulari ve yuzlerinizdeki gerginligi tahmin edebiliyorum cunku siz sadece empatik bir simulasyonunu yasarken ta kendisiyle yuzlesmistim bu gercegin. peki ama ruyamdaki kimdi o zaman? bunu dusunmeye basladigim anda pensieve'in icindeki bir dusuncenin sonuna yaklasildiginda oldugu gibi, ruya ve zihnim bulaniklasmaya basladi. ruyam, bilincimden kaciyordu ve elimi derinlere daldirip onu tutmazsam sevgilimin kim oldugunu asla bilemeyecektim. en azindan kitaplara can havliyle bir kez daha sarilirken boyle dusunuyordum ama fiziksel olarak orada bulunan seylerin kitap oldugunu ve ruyalari ellerimle tutamayacagimi fark ettigimde ruyam ve ruyamin icindeki kiz coktan uzaklasmis, 20mp'lik bir fotografta en fazla 5-10 piksele sigacak kadar kuculmuslerdi. o anda aklima dahice bir sey geldi, uyuyup pesinden gitmeyi deneyebilirdim! daha once gandalf'la mordor'a turistik bir gezi duzenledigim ruyam ansizin annemin elektrik supurgesini calistirmasiyla bolundugunde kendimi tekrar ayni ruyaya dondurebildiysem, bunu simdi de yapabilmeliydim. fakat bir sorun vardi, o kadar odaklanmis ve ayikmistim ki tekrar uyuyamiyordum. kim bilir, belki de 14 saat uyudugum icin, hic uykum yoktu.


yataktan kalkip bir durum degerlendirmesi yapmaya karar verdim. ruyamda en azindan zombiden (daha da kotusu belki uruk hai'den) de olsa, derisi sert de olsa bir sevgilim vardi. onun gercek hayattaki karsiligi ise okumam gereken kitaplar, hazirlanmam gereken sinavlardi. utility maximization ve expenditure minimization gibi dual varliklardi sevgilim ve kitaplarim. ruyamda sevgilim cok sertti, "gercek" hayatimda ise sorumluluklarim oyleydi. simdi ne yapmaliydim? onumuzdeki hafta gerceklesecek sinava mi calismali, quiz'ine diger section'inda girmeyi planladigim hocaya mi mail atmali, yoksa o quiz'e mi calismaliydim? bu soruyu beynimin derinlerine itip bilgisayarimi actim ve maillerimi okumaya basladim. bir taraftan da hala sevgilimi dusunuyordum. sevgilili olmanin nasil bir duygu oldugunu yeniden hissetmek guzeldi ama sevgiliden ayrilmaya benzer bir duygunun onu takip etmesi hic hos olmamisti. hem, cok fazla soru isareti birakmisti bu durum aklimda. kimdi acaba o kiz? neden yuzunu hatirlayamiyordum? yoksa tanimadigim biri miydi? tanimadigim birini nasil ruyamda gorebilirim ki? insan beyni basli basina bir insani yaratabilir mi sirf basit bir ruyada yuzune dokunmam icin? iyi de ruya basit miydi? bir ruya basit olabilir mi? hem ruya nedir ki? peki gercek nedir? tamam anladim, bu sorulara kendimce verdigim cevaplari yazarsam hicbiriniz buradan sonrasini okumayacaksiniz. o yuzden simdilik bu konuya bir ara veriyorum.


bu animi burada bitirirken cektigim fotografta dikkatimi ceken bir ayrintiyi da siz degerli izleyenlerimle paylasayim. fotografa tiklayip buyutun, sonra tekrar tiklayip daha da buyutun. arka planda eti cicibebe kutusunun, bitmek uzere olan 2.5 litrelik bir coca cola sisesinin, ~0.5 litrelik bir starbucks termosunun ve bir knorr cabuk corba bardaginin yan yana durdugunu goreceksiniz. masanin ustundeki raftaki sticks bitter cikolatayi ve ona dogru hamle yapmis sporcu sirin'i de gozden kacirmayin bence. artik odami bir saat once tanidiginizdan daha iyi taniyorsunuz. mamafih, beni de bir saat once tanidiginizdan daha iyi taniyorsunuz. umarim yeni yuzumle veya "derin berk'le" tanistiginiza memnun olmussunuzdur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder